Sait Faik’in bu eserdeki anlatımı, okura bir tür dönüşüm hissini verir. Bir yandan yazar, okuyucusuna derin düşünceler sunarken, diğer yandan sade, bazen de günlük hayatın içindeki küçük ama anlamlı anları öne çıkarır. Kitapta, Faik’in karakterleri en çok toplumdan dışlanmış, yalnızlaşmış, kaybolmuş ve kendini arayan insanlardır. Bu yalnızlık, toplumdan uzaklaşmak değil, daha çok kendi iç dünyasına dönme, kişisel bir bölünmenin ortaya çıkmaması çabasıdır.
Faik’in, doğa ve insan arasındaki çeşitliliği ele alışı da çok dikkat çekicidir. Yazar, doğayı sadece bir fon olarak kullanmakla kalmıyor, aynı zamanda insanın iç dünyasıyla paralel bir yolculuğa çıkıyor.
İnsan karakterlerinin yaşadığı duygusal esneklik doğa ile iç içe geçer ve doğa, insanın içsel yolculuğunu yaşamasına imkân sunar.
Sait Faik ve hikâye severlerin bir solukta bitireceği harika bir eser daha sizlerle...